Thursday, 4 October 2012

Hamilelelik Donemi Kiyafet Alisverisi

Hamilelik doneminde gerek kendim icin gerekse de Kuzey icin en cok arama yaptigim konulardan birisidir herhalde giyim. Biraz zor karar verdigim biraz da luzumsuz cok sey almayayim takintisi ile google'da bir suru hastane listesi, bebek sitesi vs arayip durmustum. Kendimce iyi kotu birseyler de aldim. Simdi de istiyorum ki ben de tecrubelerimi yazayim da benim gibi ilk defa anne olacak meraklilara iyi kotu yardimci olayim. Simdi bir noktayi her yerde belirtildigi uzere bir kez de ben vurgulayayim hamilelik, dogum, bebek nev-i sahsina munhasir bir olay. Esi benzeri yok, herkesin ki ufak da olsa birbirinden farkli. Onerilerim de agirlikli olarak benim benzersiz deneyimim kaynakli olacak.
1) Hamile kiyafetleri sadece hamilelikte giyilmiyor. Dogum sonrasi vucudun eski haline donmesi biraz (!) zaman aliyor. Hele benim gibi spor yapmaya bir turlu firsat bulamiyorsaniz hamile pantalonlari genislemis, gobek ve basene birebir geliyor. Vucut eski haline donmus olsa bile cocugun pesinde egilip kalkma aktiviteleri icin ideal. Tabi arada eski pantalonlari giyip, biraz sikinti cekip spora motivasyon ortami yaratmakta fayda var! Ben iki sekil kot pantalon almistim. Bir tanesinin belden sonra icinden penye lastikli karni orten bir kismi vardi digeri dusuk belli, cepleri falan da komple lastikliydi. Cok sicak bir memlekette olmadigim ve asiri usuyen bir insan oldugum icin "aman ne guzel, kisin karnimi da sarar, hic usumem rahat ederim" diye dusunup almistim ustu orten lastikli kotu. Belimi kapatmasi acisindan fena degildi ama usume konusunda siddetle yanilmistim. Her zaman icin termostati saat yonunun tersine ceviren ben "of cok sicak oldu" deyip, kalorifere adeta savas acmistim. Is arkadaslarim durumu hayret ve memnuniyetle karsilarken zavalli kocacigim careyi kayak coraplarinda ve termal is camasirlarinda bulmustu. Uzun lafin kisasi, dusuk bel, lastikli pantalonla daha rahat ettim. Ben birisini Mothercare'den digerini de Mamas and Papas'dan almistim. Iki pantalonu da yaklasik dort aylikken aldim, artik diger pantalonlara sigamaz olup biraz da "ee bu karin ne zaman buyuyecek" diye heves ettigim ama ne kadar buyuyebilecegini asla kestiremedigim bir donemdi. Bir de bedenim degisecek mi hic bilmiyordum. Aklinizda bulunsun, cok anormal bir kilo artisi yoksa, hamile kiyafetlerinizi hamilelik oncesi bedeninize gore alacaksiniz. Ben oyle oldugunu bildigim halde epeyce tereddut yasamistim.
Hamile kulotlu coraplari, 6 ay sonrasinda cok degerliydi. Zira, pantalondan cok elbise giymeyi tercih ediyordum. Sansima hamile olmadan once zaten elimde bir kac tane robadan elbise vardi. (robadan yani gogsun alt cizgisinden itibaren acilan)
Uzun hirkalar, ayri bir cevher. Hamilelik sonrasinda da fazlaliklari saklamak icin ideal.
Onden dugmeli gomlekler ya da tunikler. Dogum sonrasi emzirme icin de oldukca kullanisli.

Lucy

Agiz aliskanligi yarin gorusuruz demisim. Uyku sersemligi boyle bir sey iste. Gecen hafta babamiz yokken yardimimiza sagolsun Lucy yetisti. Lucy 50ye merdiven dayamis, eskinin hippilerinden gibi, cesitli islerde calisip, en son aslinda cocuklarla ugrasmaktan cok zevk aldigini farkedip bakicilik yapmaya baslayan bir Iskoc hatun. Sabahlari ve aksamlari gelip, akil sagligimi korumama yardimci oldu sagolsun.. Ev islerine destegi bir yana Kuzey'in "Lucy geldiiii" diye seke seke kapiya kosmasi bile Lucy'i almam icin yeterli bir neden. Cocuklarla tek basina olmanin en kotu tarafi onlari yalniz birakmak zorunda kalmak sanirim. Gecen aksam yine yanlizken uyku oncesinde Kuzey gelip "anne ben de kucaaak" diyip ustume atladi.. Deniz'in yine heyheyli gunlerinden di. Yazik konjuktivit olmus, ekstra ilgi bekliyor o da. Mevcut bebek tasiyicilari hikaye, oyle birsey olsun ki bebek ustune yapissin ve sen istedigin gibi pozisyonuna gore yerini degistir. Bazen cidden kollarim kopuyor gibi oluyor. Mama sandalyesi no no, e hadi yere koyayim iki dolan daha irtifa kaybetmeye baslarken basiyor cigligi.. Malesef "ahaha annesine cok duskun caniiim" diye sevinemiyorum. Tez zamanda su separation anxiety midir nedir bi sonlansa, azicik daha etrafiyla mutlu olur hale gelse pek rahatlayacagim..

Monday, 24 September 2012

Haziran Temmuz Agustos 2012 guncelleme


Uzuuun bir aradan sonra tekrar merhaba.. En son ne yazdigimi hatirlamiyorum ve bakmaya bile vaktim olmadigindan direk yazmaya girisiyorum.. En son ne yazdigimi hatirlamiyorum ama ne zaman yazdigimi hatirliyorum:) Ankara'da sicacik bir yaz gunu, annecigimin evindeydim.. Gerci o sicaktan da cok yakindigim oldu ya neyse.. Annemlerin eski evi desem daha yerinde olacak zira temmuz basinda onlar da ayni site icerisinde baska bir daireye gectiler.. Tasinma isi zor, cocukla tasinma isi daha da zor sekerim.. Ki turkiye'de cok daha guzel ve ekonomik tasiyor nakliye sirketleri.. Biraz garibanlarin uzerinden para kazanmalari soz konusu ama olsun burada iki buyuk tasinma yaptim simdiye kadar onlari da ancak man and van'le kendin paketle kendi sok tak yerlestir metoduyla yapinca nerdeyse bir ay oncesinden tasinma stresini tum hucrelerine isletiyorsun.. Konuyu dagitmayayim ama eski evlerinde ne kadar mutlu ve rahat olduklarini (ayni sey bizim icin de gecerli) tasindiktan sonra bir kez daha anladik.. Ama yapacak bir sey yok, bazen insan her istedigini bir arada elde edemiyor.. Yeni tasindiklari daire nerdeyse cati dairesi oldugundan midir nedir eskisine gore daha az gunes alan bir konumda olmasina ragmen cok daha sicak oluyordu.. Tabi bunda Deniz'in emekleme konusunda cok daha pratiklesmesi ve arkasinda surekli dolasma zorunlulugu da olsa gerek.. Glasgow'a evimize donmeden evvel deniz gunes yuzu gorelim diye kayinvalidem sagolsun mini bir tatil ayarladi son dakikada.. Son dakikada olunca hadi bildigimiz yer olsun dedik ve ver elini Cesme Sheraton oldu.. Persembe sabah erkenden yola cikip geceyi Izmir'de gecirdik. Simdi donup bakiyorum da seyahatimizin en sancili kisimlari agirlikli asiri sicaklar kaynakliydi.. Her ne kadar akrabau talikat gormek iyi olsa da Izmir'de yazin durulmaz arkadasim.. Hele sicaktan bunalan ve uyumayan bir toddler ve bebekle hic durulmaz. Ama sorumlu ve hayirli yegenler olaraktan gorevimizi yerine getirdik pisman degiliz.. Cuma gunu solugu sicak ama pufur pufur Cesme'de aldik. Kuzey ilk girdiginde denizi sevdi gibiydi ama genel olarak dalgadan cok hoslanmadi. "Ben deniz istemiyom, ben havuz istiyom" seklinde gecti. Ben sahsen havuz cok sevmem, deniz hem daha temiz gelir hem de, deniz kenarinda guzel eser istedigin gibi puffur pufur oturursun.. Tabi veletlerle oyle olmuyor.. Bir iki kova kurek takildik ama fayda etmedi.. Kuzey efendi kendini simidin tepesine atti havuzda, keyfi yerine geldi.. Kafasini suya sokmaktan da hic hoslanmadigi icin deniz no no olmustu. Deniz'e gelince de o da ilk girdiginde sevdi gibiydi ama sanirim ogleden sonra su biraz daha sicakken hosuna gitmisti. Sabah seansinda ciglik cigliga iki dakka duramadik.. Bir de bebekle zor yok kumdu, yok terledi etti, sanirim bir degil iki sene sonraki tatilimiz de ancak rahat edecegiz. Saneye de aman dustu etti derdi olur, gitmemesi gereken yerlere salak salak gider falan.. Bu tatilde sadece Kuzey olsaydi kesin ciddi anlamda tatil yapmis olurduk.. Tabi yemekler disinda.. Neden diyecek olursaniz, o kadar cesit yemekten beyefendi sadece kiymali makarna yemek istedi dort aksam da, onu da tabagina alip dogru durust yemedi. Masaya oturmadi, surekli etrafta kosturuverdi vs. "Kekkek" disinda sutlac vs gibi "tatli"larin oldugunu ogrendi. Dort gun su gibi akip gecti, zaten bir gunun yarisinda babamizin calismasi gerekince bir gun de oyle kesilmis oldu.. Yardimcisiz cok tatil gibi olmasa da yine sadece dordumuz cok guzel vakit gecirdik. Kizin uyku saatlerini deniz saatlerine denk gelmesi de bonus oldu. Cileli donus yolu disinda 10 uzerinde 7yi hakketti. Donus yolumuz malesef yine asiri sicak ve miziklamalarla doluydu. Cocuk dogurmakla araba tutmasi gecmiyor malesef, iki cocuga yetismee calisirken bir de midem bulanmasin diye kasmasi hic zevkli degildi.. Ankara'ya dondukten sonrasi da ancak bavullarin hazirlanmasi ile gecti. Son iki gun iki gece annem Deniz'i almasa sanirim onlar da hazir olamayacakti. Adeta tatili o zaman yapmis oldum:) Donusumuzu 7 Agustos'ta THY'nin yeni baslayan Istanbul Edinburgh seferi ile yaptik. Sebnemler sagolsunlar bizi alanda karsiladilar ve onlara giderek yumusak bir gecis yaptik. Kuzey'i ertesi gun hemen krese goturduk ve sanirim ilk defa neredeyse cilginlar gibi orada kalmak istemedigini soyleyerek agladi. Hani hak veriyorum tabi de acayip korktup ya hep boyle yaparsa diye. O gun bi daha goturmedik. Ertesi gun sadece ben ve Kuzey gittik, gitmeden biraz daha iyi hazirladim yaninda biraz kaldim sonra ciktik ve aksama kadar kalmayi becerdi. Aradan neredeyse iki ay gecmesine ragmen hala bazi sabahlar sorun cikariyor. Hele gecen hafta cok ilginc bir sekilde geldi opucugunu verdi ciktim iki adim attim pencereden bi bakayim napiyor diye dedim ve surati donmus aglayan bir cocukla karsilastim. Sirf merakimdam iceri dondum "anne gitmeeee" diye aglayan bir tip. Bir 10 dakika da oyle kaybettik. Hani simdi boyle soyleyince "ruhsuz, cani anne" gibi geliyor ama pek de oyle degil durum yani.. Onlara kalsa gel gel git git. Sonuc olarak cocugunu zorla krese birakmak hic keyifli degil. Deniz de 27 agustos'ta basladi ve sabah aksam zirlak durumda. Icim parcalaniyor diyemiyorum cunku arkadas ota moka agliyor. Gecenlerde bir gun Kuzey agladi (niye oldugunu simdi hatirlamiyorum) onun ki nedense cok koydu. Bebekliginde de cok aglamadi Kuzey, simdilerde de oyle cok mizildak degil, agladigi zaman ya cani gercekten cok yanmis oluyor, ya da uzulmus oluyor. Umarim Deniz de zamanla bu herseye aglama hastaligindan kurtulur. 9 ay aradan sonra yine ayni sirkette, ayni ofiste hatta ayni projede ise basladim. Baslamadan once biraz tedingirdim, hani nasil herbir ise yetisecegim diye ama bir sekilde yapiliyor. Murat'in evde olmasinin da bazi avantajlari var ama esas simdilik haftada bir gun izin kullanip o gunu kendime ve eve ayiriyorum olmam en buyuk yardimci.. Izinler bitincesi icin birisini ayarlamak lazim.. Kuzey 30 aylik Deniz de 9 aylik oldu. Kuzey'in buyumesine bayiliyorum. Artik gulumsemesi bile oyle anlamli ki.. Bu aksam gunduz uyumayip aksam uzeri sizdi, arada bir iki bisiler yiyip yatagina gecti. Ben de yanina uzandim, ara ara bakip opup kokluyordum. O da baktigimi farketmis o da bakti gulumsedi, kolunu boynuma atti benim de gozumden iki damla yas akti:) 30 aylik itibariyle Kuzey artik olaylar anlatmaya basladi, bu ne sorularindan nedenlere gecti iyice, neden uzulmus, neden aglamis vs gibi envai cesit sorumuz var. Anneannesinin setresinden gectiginden beri yemek yemesi cok daha iyi. Hala ara ara sorun cikariyor ama genel olarak iyi. Hala rakamlari tanimiyor. Renkleri biliyor (Allahtan!) Puzzlelarda cok super degil. En favoru kahramani Fireman Sam. Sabah aksam izliyor ve evde de surekli tatbikat halindeyiz. Anne zil caldi diyip, sapkalarimizi dagitiyor:) Ingilizcesi geldigimiz zamana gore daha iyi ama hala daha cok ilerlemesi gerekiyor. Sanirim anlamakta cok skntisi yok ama anlatmasi cok super degil. Deniz kizimizda laktoz intoleransi hala devam ediyor. Kreste sabahlari normal yagli ekmek baslatmistim ama baktik geceleri pirt zirt (pirta uyaniyor yani:))uyaniyor yeniden kestik. Finger food yani eliyle tutup yiyebilecegi seyleri guzel yiyor. Makarna haslanmis sebzeler falan ama kasikla yemek yedirmek bir olum. Kreste daha guzel yemek yiyor ama bu sefer de aksam gelince birsey yediremiyorum. Hadi hayirlisi diyorum.. Cok guzel mobilyaya tutunup kalkabiliyor. Dusecegi zaman usuturuplu dusuyor (aman nazar degmesin). Bir yerden digerine gecis yapabiliyor. Henuz kendi basina tutunmadan ayaga kalkamadi. Zaten hic derdim de degil. Sanki belli belirsiz anne ve mama diyor ama uyduruyor da olabilir. Krese baslar baslamaz Hiya deyip el sallamayi ogrendi. Yeni hedefimiz opucuk ogretmek. Gece uykusu hala cok tikirinda degil. Ama Allahtan 8 dedin mi uyuyuveriyor. Sabah kadar da en az 10 kere uyanip ya sut, ya da temas istiyor. Kucagimda hafifce sallayip yerine yatiriyorum, aglasa hemen ellerinden tutuyorum ve susuyor. Babamiz Turkiye'de su anda bugun tam 6 gun oldu gideli. Daha zor, ama ikisiyle de idare edebildigimi gormek de iyi geldi bir bakima. Simdi cook uykum geldi, arkasi yarin diyelim.

Friday, 29 June 2012

Kuzey videolar


Deniz Videolar


yaklasik 2.5 aylikkene.. laktoz intoleransinda haberimizin olmadigi, deniz'in sadece "gazli" bir bebek oldugu zamanlar.. deniz 4 aylik.. goz takibi banyo sefasi deniz banyoda konusuyor deniz aynada kendini izliyor laptop vs gym deniz derya trombolin banyo ayak emekleme oncei deniz ve kasik

Kuzey ve Yemek


Bugun aksam sadece dordumuz evde yemek yemeye ve yedirmeye calisirken bir ay sonra kendi evimizde basimiza gelecekler gozumde canlaniverdi. Kuzey dur, yapma, bak cok tehlikeli, hayir Kuzey, bak aksama win don don (iphone'da youtube'da "wheels on the bus" vb klipler izliyor arkadas) yok o zaman, Kuzey lutfen buraya gel, Kuzey bak dusersin, Kuzey bak cabuk gel ay ay dusuyor yemegin, tamam artik bak boyle yapmaya devam edersen seninle konusmayacagim....... Kuzey 5 ay oncesine kadar oturdugu yerde yemek yiyen daha dogrusu, oturan ama cogunlukla yemeyen bir cocukken simdi pesinde gezerek oyunla yemek yedirdigimiz bir cocuk oldu. Yemek yemis oldugu icin seviniyorum ama bu tarzda yedigi icin cok uzuluyorum ve de sinir oluyorum. Kendi evimize dondugumuzde Kuzey'in pesinde kosmaya kimsenin firsati olmayacak ve saniyorum ki oradaki kresinde gezerek yemesine cok da goz yummayacaklar ve bi kac kere ac kalinca da oturup yemegini yiyecek. Cunku cok aciktiginda ortada ne bulursa yiyen bir cocuk.. Yemek zamaninda hazir olmayinca, masadaki salatayi yiyen bir cocuk yani. Bakalim bir bucuk aya gorecegiz, hadi hayirlisi..

Thursday, 28 June 2012

Laktoz Intoleransi: Reloaded


Saat gecenin 11'i neredeyse ve ben artik gece olmasina sevinemez oldum. Uykusuzluktan ellerim, kollarim tutmamay basladi. Masallah iyi gidiyordu Deniz ama son iki gundur geceler yine kabus oldu nedense. Yine, gaz mi, acikti mi vs gibi sorgulayip, emzirirken buluyorum kendimi. Bu aksam o korkunc aglamalardan gelince ve gunluk kakasini yapmayinca yine fissur sorusu geldi aklima. Isikla baktim ama yok gibiydi. Ogleden sonra ilk defa laktozsuz sutle yapilmis yogurt vermistim, 2-3 kasik kadar. Ya o ya da Laktazm damlasini vermeyi unutmustum son emzirmesinden once, odur. Bu gecede nobetteyiz bekleriz efenim..

Firinda Somon Fileto


Glasgow'da kendi evimdeyken hep tavada kendi yagi ile kizarttigim somonu bu kez firinda patatesli soganli denedim ve inanilmaz begendim. Tavada yapildiginda son derece agir olup mideme oturan somon bu sefer limon, zeytinyagi ve defne yapraklariyla bir tuy gibi hafiflemisti. Arcelik'in milattan onceden kalma mini firininda 300 derecede onceden isitilmamis firinda 50 dakika firin, 5 dakikada izgara ayarinda pisirdim. Somonlari pisirmeden 1 saat kadar once tuz, limon ve zeytinyagi ile ovdum. Yagli kagit uzerine de azicik zeytinyagi ve limon gezdirip once sogan ve patatesleri, onlarin ustune de somonlari dizdim. Aralara limon halkalari. Annemle ben coook begendik kuru balik sevmedigimiz icin; babamla Murat biraz daha pisse iyi olurdu dediler. Siz de kendi damak tadiniza gore pisme suresini ayarlayabilirsiniz. Bu arada Kuzey de coook begendi ;) Afiyet olsun!

Tuesday, 19 June 2012

Kuzey 27 aylik


Kudey, okula gidine. Kudey krese gitmiyooo, Kudey babasi ise gidine. Aaa, motorbisikleet.. Anne, kepceeee! aaa, pamyooon.. Annesi: Kuzey, kekkek (her turlu tatli)? Kuzey: Kekkeek Annesi bir tane cicibebe biskuvi verince Kuzey: Bitane daa? diye ister. Annesi bi tane daha verince de kendi kendine "baska yook" der:) Kardesi aglayinca Kuzey teselliye gelir: Kuzey: Bisi yok, bisi yok.. Babasi, papiyi papat (kapiyi kapat).. Annesi, parpuz.. Kuzey, son 4 ay icerisinde adeta evrim gecirdi. Her soyledigimizi cok daha guzel anliyor ve en azindan "acidi, korktum" diyerek derdini az bucuk anlatiyor. Terrible two tantrumlarimiz hala devam ediyor, ozellile cok yorgun ve ac oldugumuz zamanlar, bizim icin adeta cekilmez oluyor. Ama genel olarak bu aralar tadindan yenmiyor Kuzey. Kitap, puzzle, lego gibi aktivitelere daha fazla ilgi gostermeye basladi. Yani en azindan bi puzzle yaptigini gorduk sonunda! Hep atlayip ziplamak da bi yere kadar yani.. En buyuk bir baska degisim de bezi cikarip, tuvaleti kullanmaya baslamamiz oldu. Ilk zamanlar ben de biraz direndim (of simdi yine altina yapacak, kiyafet tasi, temizle et vs) ama simdi masallah cok iyi gidiyor. Bu sicaklarda bezsiz oldugu icin de ekstra seviniyorum.

Kuzey Tuvalet Egitimi


Ben tuvalet egitimi ile ilgili okumaya baslayincaya kadar Kuzey 'anne, cis' deyip, geceleri cis yapinca aglayarak uyanmaya basladik. Bundan daha iyi zaman bulamayiz deyip, kresteki ogretmeninden de "evet, baslayabiliriz" isaretini aldiktan sonra bir anda kendimizi tuvalet egitiminin ortasinda bulduk. Bu ucuncu haftamiz ve Kuzey sadece bir gun hic ustu degismeden geldi kresten ama olsun, bence harika gidiyor, bu halini hayal bile edemezdim uc hafta once. Ilk bir hafta Kuzey'in soylemesine bakmadan en cok 2 saatte bir tuvalete oturttuk ve nedeyse %80 hepsinde yapti. Bir haftanin sonunda ilk kakasini da kreste soyleyip yapti. Bu aralar az su icmesi ve az meyve yemesi nedeniyle hafif bir kabizlik cekiyoruz, o da egitime biraz balta vuruyor. Cocuk haliyle comelip beklemek istiyor, zorlaninca, onu da tuvalette yapamiyor. Lazimlik da kullanmadik, geri donus olmasin diye. Bakalim umarim tez zamanda cozecegiz bu sorunu da.

Deniz 6 Aylik

Sadece ilk 2 haftasinda deliksiz uyku uyuyan kizimin sikintilari devam ediyor. Saniyorum son bir aydir gece uykusu nedir unuttuk. Laktoz intoleransi, kabizlik ve ana fissur uclusunun son ikisinden cok sukur iki haftadir kurtulmus durumdayiz. Ama hic dikkatsizlige gelmiyor ve bir gun yapmasa elim yuregimde gezmeye basliyorum. Fissurumuz sagolsun Dr Mehmet Sen'in tedavisiyle iki haftada gecti. Baska bir doktoru dinleyip her gun fitil takmaya devam etseydik, tovbe kurtulamazdik herhalde. Popomuz duzelip gunde iki posta zeytinyagi da icmeye baslayinca en azindan gunde bir kere kaka yapmaya da basladik. Buna da sukur diyoruz tabi. Fissurumuz iyilesip keyfimiz azicik yerine gelince bu sefer laktoz intoleransi icin denemelerde bulunmaya basladik. En son gittigimiz bir baska doktor benim diyet yapmama hic gerek olmadigini anne sutunde ben ne yersem yiyeyim zaten laktoz oldugunu Deniz'de de laktoz intoleransi olsa beni her emmesinden sonra semptomlari gostermesi gerektigini soyledi. Mantikli da geldi, eh ne de olsa 3 aydir agzima sut, yogurt, peynir, tereyag, krema, dondurma, biskuvi, cikolata, borek, pasta vb sut ve sut urunleriyle yapilan hic bir gidayi koymamistim ve artik gozum iyice donmustu. Doktor'dan aldigimiz gazla ben herseyi yiyip icmeye basladim ve gercekten de gordum ki Deniz'in durumunda herhangi bir degisiklik olmadi. Yani yine gazliyiz ve yine gece uyumuyoruz ama daha fazlasi degil. Kendi diyetimi test ettikten sonra artik testi Deniz'e direk uygulamam gerekiyordu. Bebelac Devam sutu aldim, bir guzel tahilli karisimindan mamasini yaptik. Saat 9 gibi bunu yedikten sonra oglen ve ogleden sonra gaz sancisindan kivranmaya ve ne biberon ne meme hic birsey almamaya basladi. Eczaneler kapanmadan doktorumuzu aradik ve laktoz intoleransinin devam ettigine karar verdik. Metsil'le gaz sancimizi hafifletmeye calistik ve o gece sadece laktozsuz mama yedik. Kismen kazasiz atlattik diyebilirim. Umut fakirin ekmegi desturuyla her gece evet iste bu gece blok 4 saat uyuyacak diye yatiyoruz. 2 saat sonra basliyor tantanamiz :( Her gun aklima yeni bir cozum sekli geliyor, tama simdi olacak diyorum ama henuz dogru secenege ulasabilmis degilim malesef. Neler mi denedim? Dedim ki bu cocuk aciktigi icin uyaniyor, geceleri tahilli karisimdan yedirdim tok tutsun diye fayda etmedi. Sutum gaz yapiyor dedim, hic emzirmedim sadece laktozsuz mama verdim yok yine olmadi. Gece yemelerini kesmem lazim dedim ki son uc gecedir sudan baska hic birsey vermiyorum, maksimum 1.5 saat uyuduk. Dun gece hadi bi de mama veriim dedim gece yarisi, yok onu da almadi. Dun Laktazim damlaya tekrar basladik. Henuz bir gelisme yok ama bir kac gunu buluyor etki etmesi onunda daha once oyle olmustu yani. En gec yarin gece icin umutluyum yani :) Bu kadar sikintinin arasinda cok sukur gelisimimiz super. Deniz tam 6 aylikken ki olcumlerine gore 69 cm boyunda ve 7.740 kg agirliginda. Kocaman bir masallah diyoruz. 5 ayliktan beri ismiyle seslenince bakiyor, gulunce gulumsuyor, gidiklayinca kikirdiyor. Yerde komanda seklinde surunerek en az 3-5 m ilerleyebiliyor. Dizlerinin uzerinde emekleme pozisyonu alip yaylaniyor bolca. Destekle oturabiliyor. Tum bunlari 5.5 ayliktan beri rahatca yapiyor. Ba-ba-baba, de-de-de-de gibi sesler cikariyor. 3 haftadir ek gidalara da basladik ama henuz cok yol katedebilmis degiliz. Sutlu tahil karisimlarindan yana bir sikintimiz yok ama meyve ve sebzelerle aramiz pek iyi degil henuz. En tatli meyvede bile yuzumuz eksiyor, ki olabildigince puruzsuz veriyorum. Deniz ek gidaya basladigindan beri isim daha da artmis gibi geliyor. Belki de deneme asamasinda oldugumuz icin. Onceden sadece emiyordu ve 5 dakikada yeme isi bitiyordu. Simdi Kuzey'in yemek tantanasina Deniz'inki de katildi.. Umarim daha iyi yiyen bir cocuk olur Denizcik..

Wednesday, 11 April 2012

Ailemizin Yeni Uyesi

Deniiiz, ya da Kuzey'in tabiriyle 'nenniiz', aramiza hosgeldin. Tam 4 ay once kapkara sacli, ipince upuzun elleri ve ayaklariyla, citi piti haliyle gonlumuzu fethettin. Boncuk mavisi gozlerini gorenler adini bilip de koyduk saniyor. Ilk hafta kuzu gibi tam tikirinda bir bebekken bir nezle ardi arkasi kesilmeyen gaz sancilariyla epey zahmet cektin (k)! Biz 'Gaj, gaj' derken, ankara'ya geldikten sonra da devam eden aglamalarinla solugu doktorda aldik. Bir de ogrendik ki herseyi sebebi laktoz intoleransiymis. Sirf bu yuzden poponda bi de fissur olmus o da kabiz yapmis seni. Uc haftalik tedavinin ardindan simdi masallah gulucukler saciyorsun. Hatta gidiklayinca kikirdiyorsun bile :)
En favori hareketin banyoda ayaklarini agzina goturmek. 3 ay 3 haftalikken donmeye de basladin. Dislerin de basladi sanki, agzin surekli salyali ve herseyi agzina gotuek istiyorsun. Suyu cook seviyorsun? Sabah aksam sudasin zaten ve buna bayiliyorsun.
Seni cook seviyoruz, mucu mucuu!

Thursday, 20 October 2011

Kuzey 19 ay Gelisim Guncelleme

Kuzey’in 18. ayda Turkiye seyahati ile konusmasinda buyuk bir atak gerceklesti. Daha once anne, baba, atti, dop (top)’dan oteye gitmeyen sozcukler dede, arda, ver, gel, koy, kalk, ball (top ball’a donustu), up (up diyip zip zipliyor). Hatta ilk cumlesini de kurdu: Baba gitti. Normalde sabahlari kalkinca bir etrafina bakinir herkes yeri yerinde mi diye. Babasinin Turkiye’ye gitmesinin ertesi gunu Baba? Nerde diyen sorgulayan gozlerle bakti. Ben de “baba gitti” dedim. Ertesi sabah uyandiginda, ilk sozleri Baba gitti oldu. Kuzey hatirlamisti babasinin gittigini. Yaklasik uc aydir naughty corner (yaramazlik kosesi) uygulamasi yapiyoruz. Kuzey’e ciddi bir ses tonuyla hemen gidiyosun kosene dedigimizde bazen aglayarak bazen de normal karsilayarak kosesine gidiyor. Yaklasik 1-2 dakika birakiyoruz. Yaramazlik kosesine ya isirdigi, cimdirdigi ya da vurdugu icin gidiyor. Onceden sadece isiriyordu simdi maharetlerine cimdikleme de katildi. Ozellikle tirnaklari birazcik uzun olsa bile cidde hasar verebiliyor. Yuksek sesten cok hoslanmiyor. Yaninda tartisma oldugunda ya da yuksek sesle muhabbet edildiginde o da bagirmaya basliyor, yuzu kipkirmizi kesilene kadar. Simdiye kadar kitaplara fazla ilgi gostermemisti ama son zamanlarda eline kitap alip kendi kendine bakmaya basladi. Ben okurken de daha uzun sure dikkatini surdurebiliyor. En azindan kitabi kapatmaya calismiyor. Kuzey, artik sadece bir koruma kenarligi olan cocuk yataginda yatiyor. Henuz bir hafta oldu ve simdiye kadar hic sabahtan aksama kadar komple yataginda uyumadi. Her gece 12 gibi uyaniyor. Bazen su icip tekrar uyuyor bazen yanima almak zorunda kaliyorum. Eger yataginda kalmissa sabaha karsi 4 gibi tekrar uyaniyor ve yanima aliyorum. Uyandiginda bazen aglayarak yataginda bekliyor, bazen de kapinin onunde. Aksam rutinimiz 6 gibi yemek, yemekten sonra 7ye kadar oyun ya da kamera, sonrasinda banyo, sut (150cc), dis fircalama, sonra Kuzey’in yataginda kitap okuma seklinde. Eger uykusu gelmis gibiyse yatagina cikariyorum, yoksa uyumasi cok daha uzun suruyor. Bu aralar 7 7:30a kadar uyuyor, kacta yatarsa yatsin. Daha onceleri (bundan iki ay oncesine kadar) 6 6:30tan sonrasina pek kalmiyordu. Sabahlari kalktiginda benim de kalkmami istiyorsa yorgani kaldirip, kalk diyor. Gozlugumu ve cep telefonumu uzatiyor:) En son 4 adet kopek disi cikti bundan bir ay once ve simdi de arka azilar zorluyor. Ondan mi degil mi bilinmez cok yemek seciyor. Genel de et ve sebze yemegi tercih etmiyor. Ancak corbalara karistirirsam yiyor. Daha oncesine kadar hazir yemekleri istahla yerken simdi onlari da cok yemiyor. Hicbir zaman hayir demedigi tek bir yemek var o da mercimek corbasi. Bunun disinda makarna, manti, kurufasulye pilav, kizarmis patates seviyor. Hamburger, beyaz peynir, kasar vs yemiyor. Cherry domates ve salatalik cok seviyor. Sabahlari ekmek uzeri Philly ya da laughing cow, rice krispies/cereal, ya da omlet yiyor. Haslanmis yumurtayi sevmiyor. Kuzey cok hareketli ama cok da dikkatsiz bi cocuk. Durdugu yerde dengesini kaybedip dusebiliyor. Bir anda hizla arkasina donup duvara carpabiliyor. Koltuk ve yatak uzerinde ayakta yuruyup kenarlara gitmek, koltuktan kaydiraktan kayarcasina kaymak ozel zevkleri arasinda. Onun icin hala en guvenli sandiginiz ortamda bile yanliz birak pek mumkun olmuyor. Sevdigi cizgi filmler In the night garden, waybuloo, zingzillas ve baby jake. Istemedigi program oldugunda benim elimi alip degistirmemi istiyor. Laptopu kucagina alip izlemeyi cok seviyor. Legolariyla da daha guzel oynamaya basladi. Bu ara ozellikle takip cikarmali dizmeli oyuncaklardan cok hoslaniyor. Kameradan annane, babane ve dedelerini cok rahat taniyor. Hosuna giden birsey gordugunde sesini inceltip “aaaaaa” diye sevinc ve sasirma ifadesinde bulunuyor. Hala cok guleryuzlu. Sahiplenme duygusu yeni yeni gelismeye basladi. Gecen gun ilk defa evden cikarken oyuncak kopegini de yanina almak istedi. Bu sabah cantasini almak istediginde onu birakalim dedim, birakti ve cantasina gule gule yapti  Diger cocuklara karsi dad aha sevgi dolu, ozellikle Kaan’a surekli sarilmak istiyor. Kuzey’e kardes nerde diye sordugumuzda karnimi gosterip “kardes” (daha cok karda gibi birsey) soyluyor, sonra opup seviyor:)

Wednesday, 10 August 2011

Uzun bir aradan sonra

Bu da birsey.. En azindan blogumun adresini browsera yazdim ve bundan sonra "di" diye basladigimda bana bir blogum oldugunu hatirlatacak. Evet, coook uzun bir ara verdim. 4 Subat'ta yazmisim en son. Kuzey daha yasini bile doldurmamis, sevgili anneannem bizlere sonsuza dek veda etmemisti.
16 subat sabahi saat 7.30 sularinda calan telefonu daha acmadan ne icin oldugunu aninda tahmin etmistim. Pamuk anneannem bir suredir cok izdirap cekiyordu. Genel yaslilik uzerine damar sertligi, varisler, bel fitigi ve son olarak gelen zona onu cok yormustu. Neredeyse ilk defa olarak cok aci cektigini dile getirmisti. "Bu agri oyle sizlerin dayanabilecegi cinsten bir agri degil kizim" diyordu. Bunu bile hic sikayet etmeden, bizlerin uzerine ekstra bir suclululuk, acima duygusu yuklemeden yapiyordu. Sessizce, sabirla bekliyordu. Allah'tan en buyuk dilegi baskalarina yuk olmadan bu dunyadan gitmekti, Allah gonlune gore verdi.
Zaten sanirim bu yuzden de onu ugurlayanlarda bir isyandan ziyade, kabullenme hakimdi. O da son zamanlarini hissetmis olacak ki, herkesle ayri ayri vedalasmisti bir nevi.
Her ne kadar aramizdan ayrilmis olsa da dokundugu yerlerin sicakligi hala bizlerle. Sanki hala bir pazar gunu telefonun ucundaymiscasina..
Nur icinde yat, canim anneannem..




Friday, 4 February 2011

Separation Anxiety/Ayrilik Endisesi

Son zamanlarda sadece resim ve video yukler oldum, icim biraz doldu tasti. Su donem bitmeden, yasadiklarimi tecrubelerimi de not edeyim diyorum ama malesef uykuya yenik dusuyorum.
Kuzey'de bu aralar ciddi bir sekilde "separation anxiety" yani "ayrilik endisesi" hasil oldu. Genelde bir yaz civarinda baslayip sanirim 18 aya kadar gidebiliyor. Cocuk kendisine esas bakan kisiyi goremediginde huzursuz oluyor, agliyor vs. Uzmanlar bu donemin gelip gecici oldugunu ve olabildigince ihtiyaclarina karsilik vermek gerektigini soyluyor. Eh, hal boyle olunca ve Kuzey'in de son bir haftadir sesi cikmaz olunca, en ufak aglamada "hoop kucak" ve akabinde "hoop bizim yatak" olduk. Son iki gecedir saat aksam 9.30 gibi mecbur bizim yataga aliyorum aglamayi kesmedigi ve yataginin basinda pis pis yapacak takatim kalmadigi icin. E bir de hic bitmeyen dis agrisi. Kucagima geldigi zaman aninda sakinlesiyor. Babamiz da yok, yatakta yerine de oyle guzel kuruluyor ki. Ama bu sakinlikte sureklilik arzetmiyor. Sabahin genelde 2sinden sonra basliyor donmeye. Arkadas sadece iki eksende de takilmiyor, arada bir ayaga da kalmaya calisiyor uykusunda. Yatagin kenarini yastikla donattim ama o da bir yere kadar, dun gece resmen son dakikada yakaladim yastigin uzerinden.
Bakalim bu gecemiz nasil gececek..

Thursday, 3 February 2011

Yuruyelim Arkadaslar!

Annecigim de ne guzel bir pijama almis!
 Asagidaki video'yu izlemeden evvel bir yere oturun, basiniz donup dusebilirsiniz cunkum. Kuzey yururken o kadar sallaniyor ki, ister istemez bir tutma soz konusu. Artik idare edicez bir sure napalim..





Thursday, 27 January 2011

Kuzey'in Yeni Banyo Maceralari

Kuzey'e banyo yaptirmak artik deveye hendek atlatmaktan zor bir hale geldi. Hic oturmak istemiyor, su dokecegim zaman basini kuvetten disari cikarmaya calisiyor.. Bu sene ki deniz maceralarimizi iple cekiyorum:)









Yes, My name is Igglepiggle!


 Livingston Designer Outlet Centre'da yemek icin oturdugumuzda, baktim Kuzey arkamizdaki cocuklara gulucuk atip duruyor. Ah bi de farkettim ki gulucukler aslinda Igglepiggle'a imis. Disneyland'e gitmiscesine hemen bi fotograf cektik. Eh ne de olsa bu da Kuzey'in cizgi kahramani simdilik.





Gulom Glasgow'da!

Buchanan Caddesinde Kuzey'le
Yillar sonra seytanin bacagini kirdik, ayni cati altinda iki gece gecirdik. Malum insan eski ev arkadasiyla sadece disarlarda biryerlerde bulusarak hasret gideremiyor. Pijamalarini cekeceksin, uykudan once sohbeti yapacaksin (gerci kuzey'in uyku duzen nedeniyle cok yapamadik ama olsun), uzun kahvalti yapacaksin.. Hem hava muhalefeti, hem zaman darligi hem de Kuzey faktoru nedeniyle gezemedik ama iste en azindan sehir merkezini soyle bir gostermis olduk. Murat'la birlikte gezemedigimiz icin nerdeyse hic birlikte resmimiz yok. Isin ilginci Kuzey'le Gul'e de dogru durust resim cekmemisiz:( Neyse bi daha ki sefer insallah.. Arayi bu kadar cok acmak yok..
Yine Buchanan Caddesi

Sansa iyi bir trioya rastladik

Wellington amca ile

Glasgow Town Hall

Corinthian onunde

Bu da numunelik biz

Corinthian icinde.. Casino da actiklari icin malesef cocukla girmek mumkun degildi..

Cafe Gandolfi.. Simdiye kadar ki en iyi Haggis'ti..

Kuzey de pek sevdi

Haggis degil merak etmeyin

A aa

Kuzey ve Theo

Theo Murat'in eski ev arkadasi David'le Christine'in 2.5 yasindaki ogullari. Yaklasik bir bucuk sene sonra Kuzey de bu kadar buyuyecek mi diye sormaktan kendimi alamadim. Zira karsimizda gayet guzel konusan, kendi kendine yemek yiyen, doyup doymadigini bilen, hangisini sevdiyse daha cok isteyebilen bir cocuk vardi. Eh, 10.5 ay oncesindeki Kuzey'le simdiki arasinda da daglar kadar fark var ama iste insan surekli birarada olunca sanki hep oyleymis gibi geliyor. Ne zaman ki bir yeni dogan gorsem, "amanin bu cok kucuk yaw, Kuzey de bu kadar kucuk muydu??" olmam da ondan.
Kuzey'in treni Theo'yu da oyalamaya yetti. Cok istekli olmasa da Kuzey'i de arkasina atip turlar bile atti. Kuzey'in henuz birbirine tokusturmaktan baska birsey yapmadigi plastik renkli kaplari (pardon cocugumun gunahini almayayim, kaplarla yaptigim kuleleri hemencecik yikiyor da) Theo aninda buyukten kucuge siraladi. Daha da fazla ilgisini cekmedi zaten. Sanirim cocugun yeteneklerini gelistirmek acisindan daha uzun bir yas donemini kapsayan oyuncaklar almakta fayda var.